Mart 09, 2009

ÇAKMA ALİNAZİK:)


Evet yanlış duymadınız , bu Alinazik gerçekten çakma! Evde ne varsa onlardan yaptık annemle. Közde pişmiş patlıcan, yeşil biber ve domates vardı dolapta. Bunları soğanla bir güzel kavurduk. Üstüne sarmısaklı yoğurt ve kavrulmuş kıyma döküp nane ve biberle süsledik. Tadını bir hayal edin. Ben hayal etmeyip direk daldım kaşığımla. Süüüperdi süper.

Çakma ama idare edin, önemli olan lezzeti:)

Mart 06, 2009

TAVADA MEZGİT VE ROKA SALATASI

Balık yediğim günler kendimi çok iyi hissediyorum. Bana her gün balık ve salata verseniz hayır demem yani:) Tercihim ise 'somon' fakat babam bugün taze olarak mezgit bulabilmiş yakındaki marketten.


Balığı mısır unu ,baharat(zerdeçal,kırmızı biber,kara biber) ve tuza bulayıp kızarttım. Rokayı ise sarmısak, limon suyu, zeytinyağı ,tuz ve biberle harmanladım.Üzerine turp ve havuç da doğradım. İçecek ve sarmısaklı ekmeklerimi de hazırladım. Masaya oturdum, işte bu benim keyif masam, dokunmasınlar bana:)


Sık sık balık yiyin mutlu ve sağlıklı kalın arkadaşlarım. Sevgiler:)

Mart 03, 2009

ISIRGANLI BÖREK-Cıssss

Bizim küçük bahçemizde, bir köşede geniş yapraklı vahşi bir ısırgan otumuz var. Öyle ki görünce uzak durmanız gerektiğini anlarsınız. Her yeri küçük dikenlerle dolu. Ama o kadar lezzetli ki sık sık böreğini yapıyoruz. Bu kez de ben denemek istedim ısırgan böreğini, başladım ısırgan yapraklarını biçmeye. Fakat bu ısırgan bildiğiniz türden değil, daha da yabanisi geniş yapraklısı, korkunç bişey. Öyle ki taktığım eldiveni delip ellerimi bi güzel ısırdı:)


Sonunda ortaya çıkan börek çok lezzetli olduğu için o dikenlerin acısını unuttum bile..


İlk önce yumurta ve 1 bardak sütten bir hamur yoğurdum ve açtım. Sonra soğan kavurdum, ısırganları da soğanın içine döktüm. Isırganı kavurmadım çünkü hamuruyla zaten hemen pişer. Piştikten sonra kare kare kesip servis yaptım. Size de öneririm, ısırgan her derde deva derler. Sevgiler...


**Isırganların da fotografını çektim, görünce korkmayın ama, çok büyük ve vahşiler dimi:)?



Şubat 28, 2009

TAZE SİMİTLER, ÇAY, GÜZEL BİR GÜN...




Şöyle derin bir nefes alayım. Ohhh... Hava tertemiz bugün, biraz dışarı çıkabilirim. Baharatçıya uğramam lazım. Tarçın çubukları, kekik, kişnişlerin arasında zaman geçirmek beni neden bu kadar mutlu ediyor?



Baharatçının önünde, çayını göbeğine yerleştirerek yanındakiyle sohbet eden şişman dükkan sahibini görüyorum. Göbeğini masa olarak kullanıyor gibi. Dikkat et düşmesin Arif amca.. Çok keyifli birşeyler anlatıyor yanındakine. Bir çocuk bu iki adama simit getiriyor. Sıcacık taze simitler, çıtır çıtır, bu beni iyice mutlu ediyor. Hoş bir sohbet arasında yenen sıcak simitler, içilen sıcak çaylar benim de içimi ısıtıyor.



Eve elimde tarçın, kimyon , isot, kişniş dolu bir poşetle dönüyorum. Beni tanıyan baharatçının bana önerdiği ve ismini unuttuğum bir bitki karışımı da buna dahil. Bir de aldığım taze sıcacık simitler. Şimdi simitin yanına en çok yakıştırdığım mezeyi hazırlamanın zamanı. Zeytinyağı, zeytin ezmesi, kekik, kimyon, kırmızı biber, salça ve çok az nar ekşisi karışımı. Aslında bu mezeye bile gerek yok simitten tat almam için.

Evet bugün yaşamdan aldığım keyfe biraz da damak keyfimi katıyorum. Güzel bir sohbete dahil ediyorum bu keyfi. İşte hayat sadece bu. Simit ve çay kadar basit, ama mükemmel, hayat; simit ve çay gibi sade yaşanmalı bence. Yaşam böyle bilindik tatları ve sıradan anları mutlu geçirirsen güzel ve anlamlı.



BALKABAĞI TATLISI-Sağlıklı bir öğün




Bal gibi, şeker gibi bir bal kabağı görseniz ne yaparsınız? Ben de sizin düşündüğünüzü yaptım işte:) Antakya'da kaldığım sene o yöreye has sert kabak tatlısı yapmayı öğrenmiştim. Adanada kabağı bir gün önceden kireçli suya yatırıp sertleşmesini sağlıyorlar ve şerbetiyle tarçın kabuğuyla uzun süre pişen kabak o kadar lezzetli oluyor ki . Dışı sert içi biraz daha yumuşak.




Kabağın vücuda yararı saymakla bitmiyor. Şimdi burda uzun uzun anlatıp sizi sıkmak istemem ama bir hamur tatlısı yerine kabak tatlısı yerseniz vücudunuza çok büyük bir iyilik yapmış oluyorsunuz. En azından kilo almamızı büyük oranda engelliyor:)




Ben kireç tozu kullanmak istemedim. Antakyalıların yaptığı gibi kestiğim kabakların üstüne bir miktar şeker atıp kısık ateşte uzun süre kendi suyuyla kaynattım. Pişirdiğim tatlıyı sabah tekrar ocağa koydum , bu sefer tarçın kabuğu ile bir daha kaynattım ve özleşmesini sağladım. Burda iki defa kaynatmamdaki amaç, sabaha kadar beklediği süre içerisinde kabağın dışının sertleşmesi, içinin yumuşak kalması. Piştiğinde kabağın kendine has kokusu ve tarçın birbirini öyle bütünlüyor ki yemeye doyamıyorsunuz. Kendiniz ve aileniz için siz de kabak tatlısı yapın ve yemekten sonra sağlıklı bir tatlı yemiş olun. Sevgimle:)

Şubat 25, 2009

FIRINDA KARNIBAHAR

Selaaam, ben geldiim. İşte benim favori yemeklerimden biri. Fırında makarnaya benziyor tadı. Sosu başemal sosunu andırıyor. Yapılışı çok basit, 15 dakika.. Haşlanmış karnıbaharların üzerine sosu döküp fırınlıyoruz sadece. Sosun içeriği şöyle:
2 su bardağı süt


2 yemek kaşığı un


2 yumurta


yarım çay kaşığı karbonat


1 kase lor peyniri
1 kase kaşar peyniri


Maydanoz ve sarmısak


Tuz,karabiber




Yalnız bu sos iri bir karnıbahar için, karnıbahar küçükse sosu azaltıyoruz. Sosun malzemelerini, lor en son katılmak üzere iyice karıştırıyoruz. Tepsiyi yağlayıp unluyoruz ve karnıbaharları tepsiye diziyoruz. Sosu tepsideki karnıbaharların üzerine boşaltıyoruz. Üzerine kaşar rendesi serpiyoruz.

Bunu annem karbonat yerine sodayla da yapıyor ama ben bu tarifi seviyorum. Çünkü sodalı olanda süt yerine su var. Umarım dener ve beğenirsiniz. Görüşmek üzereeeeee:))





Şubat 21, 2009

DENİZ'İN BROWNİSİ



Bugün çok çok çok mutluyum, uzun zamandır görmediğim dostumla, Deniz'leydim. Deniz'i , annesi insan yerine yanlışlıkla bir melek olarak doğurmuş. Benim 10 yılı aşkın dostumdur. Ne kadar şanslıyım onunla tanıştığım ve üniversitede aynı evi paylaştığım için:)

Deniz geldiğinde üniversitede yaşadığımız günleri, baharda Adana'nın o muhteşem kampüsünde suratıma çarpan ılık rüzgarı tekrar hissettim. Derin bir nefes aldım o ılık bahar gününden. Umarım o mutluluk dolu heyecanlı nefes hep içimde kalır.


Bana geçirdiğim o güzel günleri getirdin yanında Deniz. O güzel günlerin en değerli parçası olarak...


Deniz'e özel bir browni yaptım dün. Daha önce hiç denemediğim malzemelerle. Bu güzel günün ardından browninin tarifini yazmak bana çok zor geliyor doğrusu, bunu başka bir güne saklıyorum. Sadece günün fotoğraflarını eklemek istiyorum şimdilik. Deniz'in sayfama uğur getirmesi için buna ihtiyacım var:) Görüşmek üzereeeee.








Şuna bak yaaaaa:) Melek gibi..